30 Mart 2018

Verileriniz için Sağlıklı ve Güvenli bir Sığınağınız Var mı?

by selin in blog 0 comments

Felaket kurtarmanın (Disaster Recovery) çok pahalı, zor ve karmaşık olduğunu ya da bir felaketin bula bula sizi bulma ihtimalinin düşük olduğunu düşünebilirsiniz. Ancak kullanıcı yani insan hataları, donanım arızaları, siber saldırılar veya doğal afetler, şirketlerin tüm dijital altyapısının bir anda çökmesine neden olabilir. Felaket kurtarmayı hafife almayın!

Hazırda B planı olmayan şirket ve işletmeler, bir felaket halinde hem büyük bir maddi kayıp yaşayabilirler hem de sadık müşterilerini ve itibarlarını yitirebilirler. Felaket kurtarma (DR) için bütçe ayırarak bir Felaket Kurtarma Hizmeti (DRaaS) sağlayıcısı ile anlaşanlarsa, ne olursa olsun verilerinin güvende olduğunu ve işlemlerinin dakikalar içerisinde tekrar geri yüklenebileceğini bilmenin huzurunu yaşarlar.
Sağlık, finans sektörlerinde hizmet veren şirketlerin ve devlet kurumlarının bir felaket kurtarma planına zaten sahip olması gerekiyor. Ancak her şeyin dijitalleştiği günümüzde, bu durum artık her işletmeyi kapsıyor. Dünyanın dört bir yanındaki irili ufaklı çoğu işletme yedeklemenin ve felaket kurtarmanın önemini fark etmeye başlıyor ve bu konu, gündemlerinde ön sıralara yerleşiyor. Peki, yedekleme ve felaket kurtarmayı bu kadar gerekli kılan sebepler neler?

Yedekleme ve Felaket Kurtarma Neden Gerekli?

İşletmenizin bir veri kaybı olayında devreye girecek güvenilir bir felaket kurtarma çözümü yoksa bir an önce olsa iyi olur. Çünkü araştırmalara göre, felaketi takiben yedi gün içerisinde verilerini kurtaramayan işletmelerin bir yıl içinde iflas etme ihtimalleri çok yüksek. Yani, veri kaybı işletmenizin iş dünyasından silinmesine yol açabilir. Veri kaybına yol açan nedenler ise düşündüğünüzün aksine, herkesin her an başına gelebilecek ‘felaket’ler.

  • Doğal Afetler: Sel, yangın, elektrik kesintileri, hortum, dolu fırtınası ve daha fazlası… Hepsi de fiziksel altyapınızı ve dolayısıyla da tüm dijital varlığınızı silme potansiyeline sahip. Bu ihtimali göz ardı etmeyin. Özellikle de bu tür afetlerin yaşandığı, riskli bölgelerden birinde yaşıyorsanız…
  • Siber Saldırılar: Verilerin silinmesi veya çalınması da sık karşılaşılan bir durum. Dahası, virüslerin veya kötü amaçlı yazılımın altyapınıza neler yapabileceği ön görülemediğinden siber saldırıları olabildiğince sık engellemeye çalışmanız gerekiyor. Özellikle de verilerinize ulaşmanızı engelleyerek, sizi fidye ödemeye zorlayanlara karşı… Bir veri yedekleme çözümüne sahip olmak, verilerinizi büyük paralar ödemeden geri almanın tek yolu olabilir.
  • Kullanıcı Hatası: En sık rastlanan veri kaybı nedenlerinden biri de kullanıcı yani insan hatası. İnsanlar hata yapar; bir dosyayı yanlışlıkla silebilir veya olmaması gereken bir yere taşıyabilir. Hatta kimlik bilgilerinizi yanlışlıkla siber korsanlara kendi elinizle teslim etmeniz de mümkün…
  • Donanım Arızası: Teknoloji de eskir. Tüm uyarılarına ve yardım çığlıklarına rağmen sisteminiz çökmeden ve sizi terk etmeden önce harekete geçmeniz gerekir. Sunucunun hayati fonksiyonlarındaki bir arıza sadece kesintiye değil büyük veri kayıplarına da yol açabilir.

Felaketten ilk kurtarılacak olanı seçmek

Her şirketin sanal ortamı farklıdır. Kaç uygulamayı özellikle korumak istiyorsunuz? Bir felaket sırasında tüm sanal ortamı mı yoksa bir kısmını mı devretmek istiyorsunuz? Programlarınızın hangi hızda yedeklenip, çalışmasını istiyorsunuz? Yanıtlar işletmeden işletmeye, şirketten şirkete değişir. Örneğin, bir hastane bir felaket durumunda sadece doğrudan hasta bakımına bağlı olan uygulamaların devrede kalmasını isteyebilir. Böylece İK ya da bordro işlemleriyle ilgili uygulamalar korunur ancak hemen çalıştırılmalarına gerek duyulmayacağından kaynaklar kritik uygulamalar için kullanılır.
Bir diğer önemli konu da, kurtarma noktası ne kadar kompakt olursa maliyetin de o kadar yüksek olacağını unutmamanız gerektiği. Felaket kurtarma maliyetleri, yedekleme için ihtiyaç duyulan sanal makineye ve veri boyutuna göre değişir.
Felaketler her gün başınıza gelmez. O halde neden her gün kurtarma gerçekleştiriyormuşsunuz gibi ücretlendirme yapan bir felaket kurtarma (DR) çözümüne para ödeyesiniz ki?

Artık felaket kurtarmanın ve yedeklemenin ne kadar önemli olduğunu bildiğinize göre, sıra geldi bu işlemlerin maliyetine! Felaket kurtarma çözümlerine maliyeti açısından bakarsak karşımıza 3 alternatif çıkıyor. Neye, ne kadar ihtiyacınız olduğunu ve bunun için ne kadar ödeyebileceğinizi en iyi siz bilirsiniz. Dolayısı ile karar size kalmış.
Kendin Yap (DIY)
DIY sağlayıcıları hosting, bulut yerleşimi ve diğer veri merkezi hizmetlerini sunar. Çoğunun bulutta felaket kurtarma teklifi yoktur fakat şirketler kendi kurtarma bulutlarını oluşturmak için onların hizmetlerinden yararlanabilirler. Çoğu şirketin bünyesinde etkili bir felaket kurtarma çözümü tasarlayıp, yönetecek uzman ekip bulunmayabilir ya da hâlihazırda mevcut sorumluluklarını ancak üstlenebilen BT departmanları felaket kurtarma sorumluluklarını üstlenecek uzmanlıktan yoksundur. Bu nedenle de bu şirketler için DIY, en iyi veya en uygun maliyetli çözüm olmayabilir.

Hizmet olarak felaket kurtarma (DRaaS)
DRaaS sağlayıcıları, etkili bir felaket kurtarma planı hazırlayabilir, yapılandırabilir ve test edebilir. Standart bir veri ya da uygulamanın bulut ortamına devrini sağlarlar. İşletmeler de değişen ücretlerle, kullanım başına ödeme yaparlar. DRaaS sağlayıcıları verileri ve uygulamaları yedekler ya da verileri buluta göndermek için görüntü tabanlı yedeklemeler kullanır. Bir felaket ya da test sırasında bir işletmenin üretim ortamlarının bulutu tükenebilir çünkü bir işletmeye kıyasla DRaaS sağlayıcısının bir felaketin etkilerini yaşama olasılığı daha düşüktür. Böylece verilerinizin bulut veya veri merkezi gibi site dışında, doğal afetlerden zarar görmeyecek bir yerde saklandığını bilirsiniz. DRaaS, ödediğiniz fiyatı tükettiğiniz kaynaklara göre ayarlar. Altyapı platformumuzdan yararlanarak, ihtiyacınız olan donanıma yalnızca ihtiyacınız olduğunda erişirsiniz. Bu sayede fazla masraf yapmazsınız ve kaynak boşa harcanmaz.


Clonera Blog